Featured Posts

  • Prev
  • Next

itiraflar | 28.05.2009

Posted on : 28-05-2009 | By : admin | In : İtiraflar

Tags:

0

Yaman çelişki

Annem, babamla ettiği büyük bir kavganın sonunda yatağını ayırdı ve aradan 4 sene geçmesine rağmen bir kere bile babamla birlikte yatmadı. Şimdi, annem babamdan ayrı yattığı halde neden gebelik testi yaptı? Hadi onu anladık diyelim, o zaman ne akla hizmet yatağını ayırdı? Bu büyük bir çelişki değil mi? Utanmasam kendisine soracağım ama, anlayan bana da anlatabilir mi?

Kilo verme sevdası

Yine tatil zamanı geliyor, yine kilo vermem gerektiğini düşünüyorum, yine aynı spor kompleksine yıllık abone oldum ve biliyorum ki yine üç beş kereden fazla gitmeyeceğim. Spor merkezleri en çok benim gibileri seviyordur herhalde.

Has deniz suyu

Sinüzite deniz suyunun iyi geldiğini bahane edip tatil izini koparabilmek için döktüğüm diller, bugün itibariyle babamın Akdeniz’in ünlü plajlarından getirttiği 2,5 litrelik deniz suyunu görmemle bitmiştir. Bu suyla magma ateşi bile yakmaz beni.

Hayat hanımefendisi

İnternet ortamında, bir arkadaşlık sitesinde tanıştığım bir kadın benimle birlikte olmak ve karşılığında kendisine her seferinde maddi destekte bulunmamı talep ettikten sonra, kesinlikle hayat kadını olmadığını ve kendisini yanlış anlamamam gerektiğini belirtti. Sadece sustum… Yanlış anlarım falan, neme lazım!

Motor

“Motorum bozuldu, işe biraz geç kalacağım.” dediğimde, hastalandığım için geç kalacağım sonucunu çıkaran kozalak sekreter; Allah seni bildiği gibi yapsın, rezil oldum sayende bütün personele!

Erkek milleti

Kadınların şortla, bikiniyle gezdiği hatta birçoğunun üstsüz güneşlendiği tatil beldesinde; üstümde hafif göğüs dekoltesi olan, ayak bileklerime kadar inen elbisem varken, erkeklerin neden göğüs dekolteme kaçamak bakışlar attığını anlamıyorum, anlayamıyorum.

Kan basıncı

Göğsümdeki kisti aldırmak için hastaneye gittim. Hemşirelerden biri beni bir odaya aldı ve beklememi, az sonra cerrahlardan birinin gelip beni son bir kez daha muayene edeceğini söyledi. Az sonra içeri çok yakışıklı bir adam girdi, muayenesini etti, ameliyatın ne gibi riskler içerdiğini söyledi, nasıl yapılacağını anlattı, gösterdi, hatta üzerimde çizdi ve gitti. Arkasından içeri hemşire girdi ve kan basıncımı ölçmesi gerektiğini söyledi. Sonucu görünce “Hmm yüksek çıktı. Herhalde ameliyat olacaksın diye heyecanlısın.” dedi. Diyemedim ki; “Beni yakışıklı bir adamla aynı odada yarı çıplak bıraktın. Adamla neredeyse iç içe oturduk. Nasıl yüksek çıkmasın?”

Ben hayatımda hiç

3 yıl önce çok yakın üniversite arkadaşlarımızla toplanmış, “Ben hayatımda hiç…” oynuyorduk. Hani birinin kadehini kaldırıp hayatında hiç yapmadığı bir şeyi söyleyip, yapanların kadehlerindekini bitirdikleri bir oyun. Tabii ikinci turdan sonra yapılmayan şeyler bel altına inmeye başladı. Sonra içimizden birisi “Ben hayatımda hiç duşta yapmadım.” dediğinde, çok uzun zamandan beri tanıdığımız ve bizimle pek fantazi hayatını paylaşmayan bir arkadaşımız önündeki içkisini bitirdi. Sonra herkes ona bakarken, “Ama ne yapayım, ben evliyim ve bir duşumuz var.” yorumu hepimizi kırdı geçirdi.

Hasta mısın kızım

Arkadaşlık tekliflerini reddettiğim kıza “Ben birisine çok aşığım.” dedim, “Süper… Aşık erkeklere bayılırım, çok romantik olurlar.” dedi. Yarabbim yaa!

Yaşasın eşitlik

Yağan aşırı yağmurdan yolda oluşan su birikintisine sen öyle hızlı girer ve beni saçlarımdan ayaklarıma kadar ıslatırsan; yakın mesafedeki kırmızı ışıkta arabana yaklaşıp, camı tıklatıp, açtığın anda elimdeki suyu olduğu gibi başından aşağı dökmemde sakınca görmemelisin. Donmuş bir şekilde yüzüme bakarken, “Şimdi eşit olduk!” dediğimde ne demek istediğimi anlamışsındır umarım.

Ürolog

Üroloji uzmanlığımı tamamlamak üzere olan eşcinsel bir doktorum. Ne zaman polikliniğe yakışıklı bir genç muayene olmaya gelse, heyecandan ölecek gibi oluyorum. Organlarını incelerken ve sorunu belirlerken kafamdan bir sürü düşünce geçiyor. Utana sıkıla polikliniğe gelmelerine bayılıyorum. TUS’a tekrar girip, yeni bir uzmanlık alanı seçmeyi düşünüyorum.

Bir şekilde

Teftiş zamanı okula gelen ve duvar kadar soğuk yüzleriyle bize rehberlik edecek olan müfettişlere içimden gülüyorum. Neden mi? Çünkü ne zaman gerçekten işin içinden çıkmadığımız bir konuyla ilgili soru sorsam, “Öğretmenim, bir şekilde aşacaksınız bunları.” cevabını alıyorum. O “bir şekilde”nin tarifini yapan da henüz çıkmadı karşıma nedense!

Yaşlandıkça gençleşmek

Beş yıl önce bana “30′un üzerindesin.” derlerdi. Şimdi 30 oldum “25′ten büyük göstermiyorsun.” diyorlar. Soyadımı Button olarak değiştirme arzusundayım.

İdare edemem anne

Kuzenimin yeşillikler arasındaki çifliğinde kahvaltı ederken oğluma dönüp “Kuzum yesene yumurtanı, buradaki yiyeceklerin hepsi organik.” diyorum. Dumurluk cevapla hepimiz kopuyoruz. ” Tavuklar gözümün içine bakarken, onların k.çından çıkmış yumurtayı nasıl yiyeyim anne?!”

Neden

Evlenmeden önce ilişkimiz şimdiye göre çok daha güzeldi. Sürekli birbirimizi özlüyor, birlikte vakit geçirmek için çaba sarfediyorduk. Ama şimdi her şey değişti. Akşam yatağa yattığımızda sadece sarılarak uyuyoruz. Bu da mutlu ediyor beni ama neden evlenmeden önceki gibi olmadığımızı da gerçekten merak ediyorum. Bir imzayla bütün heyecanlar bitiyor mu?

Acıttı

Üniversite yıllarımızda bana deli gibi aşk olan, ayrıldığım sevgilimle, ilk defa geçen gün karşılaştık. Evlenmiş. Havadan sudan konuştuk. Birden durdu ve “Sana teşekkür etmek istiyorum.” dedi. Nedenini sordum, “Beni zamanında terkettiğin ve O’nu bulmamı sağladığın için.” dedi. Gerçek miydi yoksa yıllar sonra gelen intikam cümlesi mi bilmiyorum. Tek bir şey biliyorum, çok fena acıttı.

Süper babaannem

Alzahmier hastası olan babannem ölen dedemin yemeğe gelip gelmediğini soruyor “Mehmet gelmedi mi hala?” diyerek. Babam cevap veriyor “Ooo, çoktan geldi de gitti bile!” Siz çok yaşayın e mi?

Defolu

Okulumu dondurup, her şeyi bırakıp yurtdışına gittim. 9 aydan fazla dolandım durdum oradan oraya. Ailemin üzüntülerine sırt çevirdim, yanıma gelemesinler diye nereye gittiğimi söylemedim bazen onlara. Sonuçta, ağır bir depresyon dönemi ardından geri döndüm evime. Ailem çok sevindi her şeyin bitmesine ama ben hala onları bu kadar üzmeme rağmen, böylesine mükemmel olmalarına dayanamıyorum. Tek defolu olan benmişim gibi geliyor ve bu da benim için yepyeni bir depresyonun başlangıcı oluyor.

İkinci bahar

Ne yalnız olması, ne hayat arkadaşı bulması, ne de başka bir şey… Sadece ve sadece, sevişmenin ne kadar güzel bir şey olduğunu hatırlaması için annemin yeniden evlenmesini istiyorum.

Öğrendim

Çocukluğumdan beri akrabadan zarar gelmez diye öğrettiler; en büyük kazığı onlardan yermişiz, öğrendim. Aşk güzeldir hayatına renk gelir dediler; en büyük acıyı aşık olduktan sonra yaşıyormuşsun, öğrendim. İnsanlara zor anlarında elinden geldiğince destek ol, senin zor anlarında da destekçin olur dediler; işleri kalmayınca arkalarına bakmadan çekip gittiklerini öğrendim. Bildiğini kendine saklama dediler; herkese bildiklerimi elimden geldiğince yardımcı olup öğrettim ama beni satarak yükseldiklerini öğrendim. Şimdi size söylüyorum, “Neden insanlara karşı bu kadar gaddarsın, herkesin kötü yanını görüyorsun?” diye sormayın; beni bu hale siz getirdiniz, hiç kusura bakmayın.

Kuru kuru

Arkadaşın babaannesi biz bekar kızlara koca seçimi konusunda tavsiyeler veriyor… “Evleneceğiniz adam beyefendi olsun, gittiği yerde lafını sözünü dinletsin. Sizi insan yerine koysun, hoş tutsun, ezdirmesin. Kıymetinizi bilsin, bir dediğinizi iki etmesin. Düzgün bir işi olsun, cebinde parası olsun. Altında arabası olsun, sizi otobüslerde süründürmesin….” şeklinde devam ederken, arada ufak bir es verir. Eliyle kötü bir evlilik yapmış torununu işaret ederek: “Nah bu salak gibi bir kuru s.k peşine gitmeyin!”

Aldat(a)mayan sevgili

Sevgilimin beni aldattığından şüpheleniyorum ve birkaç soru soruyorum. Durumu anlıyor ve eşsiz savunmasını yapıyor: “Bebeğim, inan seni aldatabilecek kadar bile param yok sayende.” Aldatmadığına sevineyim mi yoksa işi garantiye alıp tatil planımdan, çok istediğim kırmızı elbiseden ve bugün gördüğüm yüzükten mi bahsedeyim bilemedim.

Oğluma benziyor

Oğluma yeni doğum yapmıştım ve kayınvalidem sürekli “Aynı oğluma benziyor, aynı oğluma benziyor.” deyip durdu. Dayanamadım ve en sonunda “Bu çocuk sütçüden değil ya anne, herhalde oğluna benzeyecek!” dedim. O gün bugündür artık “Anneye de benziyor, hatta aynı annesi!” diyor.

Fark etmez

Uzun zamandır kestiğim ama hiç tanışıklığımız olmayan kızla kafede karşılaşıyoruz. 2 kız 1 erkek olarak karşı masada oturuyorlar. Hafiften kesişiyoruz.Nasıl tanışabiliriz diye düşünüp duruyorum.Yanlarında erkek olunca biraz da hevesim kaçıyor. Ben düşünüp duruken, onlar masadan kalkıyor ve gidiyor. Daha sonra yanlarındaki kız bizim masaya gelip “O da senden hoşlanıyor, elini çabuk tut.” diyor. Ben ise bir anlık şaşkınlıktan dolayı erkeğin mi yoksa kızın mı benden hoşlandığını soruyorum. Hala beklemekteyim.

Mükemmel kahvaltı

Mükemmel kahvaltının tanımı; oğluma göre, kızarmış patates ve sosis; kızıma göre, patatesli omlet ve taze sıkılmış portakal suyu; kocama göre, ev yapımı bol mantarlı pizza, taze demli çay, günlük gazeteler eşliğinde. Bana göre ise; benim hazırlamadığım herhangi bir kahvaltı…

Yerim dolmuyor

Sevgili müdürüm, aciliyetten yarım saat önce çıkmak için bile her izin istediğimde “Papatyacığım, izin vereyim vermesine de yerini dolduramıyoruz, her şey birbirine giriyor sonra.” diye verdiğin gazları artık bünye kabul etmiyor. Bilgin olsun, şiddetli bir gribe yakalanmak üzereyim; şöyle 10 günlük raporla düzelebilecek…

  • Share/Bookmark

Bugünkü İtiraflar

Posted on : 26-05-2009 | By : admin | In : İtiraflar

Tags:

0

Yanlış plan

Saç boyatma 45 TL, cilt bakımı ve manikür 150 TL, kıl tüy temizliği 100 TL… Kocanın haftasonu eve gelemeyeceğini öğrenince yaşanan hayal kırıklığı paha biçilemez.

Hayvanlar alemi

Kız arkadaşımla birlikte olurken kedisinin bizi ilgiyle seyrettiğini fark ettiğimden beri, hayvanlar alemi belgesellerinde çiftleşen aslanların neler hissettiğini anlayabiliyorum.

Cümle içinde evlilik

“Benimle evlenir misin?” diye sordu. Gözlerimin içi parladı, ne yapacağımı bilemedim, sadece “Evet” diyebildim. Bir anda ayağa kalktı, “E herhalde evet diyeceksin kızım! Okulun da bitiyor, benden iyisini mi bulacaksın zaten?” dedi. Hala düşünüyorum; erken teşhisle de odunluk anlaşılabilir mi, yoksa belirtilerin ortaya çıkabilmesi için mutlaka “evlilik” sözcüğünün cümle içinde kullanılması mı gerekli?

Hep özledim

Daha kaç çocuk vardır ben ve kardeşlerim gibi bilmiyorum. Anne ve babasının nikahlarına şahit olan ve nikah çikolatalarını yiyen… Ben on yaşımdayken nikahlandılar. Neden mi? Babamın nikahlı karısı o zaman ölmüştü. Ne kadar çok seversem seveyim ve ne kadar özlersem özleyeyim babamı; çocuk için ikinci bir evlilik yaptıktan sonra, neden ilk eşinden boşanıp sürekli bizimle birlikte yaşamadığını, iki evli bir adam olarak hayatına devam ettiğini, arada sırada bizi görmeye geldiğini ve kendini tüm çocukluğumuz boyunca özlettiğini bir türlü anlayamıyorum. Öleli 11 yıl oldu. Tüm çocukluğumda özledim ve özlüyorum. Neden baba neden?

Hele bir gel

Abimin karısı hamileliğinin son ayında. Fakat tam dört aydan beri, “Çocuk olacak araba bizde kalsın, çocuk olacak harcamalarınızı kısın, çocuk olacak tatile ona göre çıkın, çocuk olacak altınımı hazırlayın, çocuk olacak istediğim kolyeyi alırsınız artık.” diye diye ve her bir şeye alındığı zaman, “Alırım çocuğumu giderim!” derken bizi iyice tiksindirdi. Paşa torunu mu doğuracaksın, ne yapacaksan yap bir an önce yahu! Sayende doğmamış yeğenimden nefret ettim…

Hayata direnç

Ailem bizi zor şartlarda büyüttü. Boğazımızdan kısmazlardı, okul için temel ihtiyaçlarımızı karşılarlardı ama ekstrasına güçleri yetmezdi işte. Bir gün ilkokula tiyatro geldi, önce biletliler içeri alındı, sonra da biz bilet alamamışları aldılar içeriye. Oyun sonrası oyuncular bilmeceler sorup kitap hediye ediyorlardı, ben de kazandım bir tane. Ama daha sevinemeden çocuğun biri “Ama o bilet bile almadı, kitap alamaz ki!” diye bağırıp beni ağlattı. Aileme bir şey demedim, desem eminim bir sonraki sefere önlem alırlardı ama çok içim acıdı. Çocuğumu bu hale düşürmemek için çok çalıştım, çabaladım. Şimdi incinebileceği şartları bile öngörüp önlem almaya çalışıyorum. Bir taraftan da düşünüyorum; o şartlar bizi biledi, hayata dirençli yaptı ama benim kızım en ufak zorlukta hemen yılıyor. Hem çocuğuma kıyamıyorum hem de içim rahat değil, ne yapacağımı bilemiyorum…

Boş ve anlamsız

Alkoliğim. Hesapladım, 14 yıl boyunca her akşam içki içmişim. Her yerde ve her şartta. Bir sağlık probleminden dolayı 3 haftadır içki içmiyorum, hiçbir yardım da almadım üstelik. Ama yaşamak çok boş ve anlamsız geliyor. Katlanmakta zorlanıyorum hayata ve ne yapacağımı bilemiyorum

Maç sorunsalı

“Hayatım öğrencilerimin maçı var. Beni de davet ettiler, kıramadım.Başka akşam görüşsek olur mu?” diye sorduğunda anlayış göstererek “Tabii ki hayatım, keyfine bak.” dedim. Maç kelimesini duyunca, haliyle erkek öğrencilerinin futbol maçını izlemeye gittiğini düşünmüştüm. Sonradan öğrendiğime göre, meğer kız öğrencilerinin voleybol maçına gitmiş magmalara gelesice! Şimdi de neden telefonlarını açmadığımı merak ediyor.

Farkı fiyatı

Ekranlarda, gazete ve dergi sayfalarında başarı öyküsü gösterilen ve kendisi de bunu her fırsatta belirten arkadaş; üniversiteye girişte de, üniversitedeki kritik sınavlarda da, hatta KPSS sınavında da dublör kullanmıştır. Kendisinin tek farkı, ailesinin yeterli bir paraya ve bu parayı kullanabileceği bir çevreye sahip olmasıdır.

Çoktan seçmeli

Güvendiğiniz birinden tüyo alınır, yüklü bir miktar para iddiaya basılır. Tüyo balon çıkar, güvendiğiniz yere telefon açılır ve okkalı kıvamda küfür edilir. Çoktan seçmeli cevap kağıtlarını andıran kupon üzerinde işaretleme hatası yüzünden yanlış maçlara oynadığınızı anladığınızda da iş işten geçmiştir. Küfür yüzünden bir daha tüyo da gelmeyecektir. Lisede çektim, üniversite sınavlarında çektim, ehliyet sınavında çektim ama bırak artık peşimi be çoktan seçmeli, bırak!

Gizli müptela

Sürekli olarak kemiklerinin ağrıdığından, ishal, kusma ve iştahsızlıktan şikayetçi. Bir doktora gitmeyi önerdiğimde telaşla reddediyor ve iyi olduğunu, biraz dinlenirse geçeceğini söyleyerek sürekli uyuyor. İşinin çok yorucu olduğunu, mevsim değişikliklerinin kendisini olumsuz etkilediğini söyleyip duruyor. Ben tüm bunlara yine de inanamıyorum ve içimdeki ses sürekli olarak onun gizli bir uyuşturucu müptelası olduğunu, aslında tüm bu rahatsızlıkların onun uyuşturucu kullanıyor olmasından kaynaklandığını söyleyip duruyor. Ah benim yola gelmez, uslanmaz, bir türlü büyümez kocacığım; kimi kandırdığını sanıyorsun ki sen?!

Türkan annem

Ellerimden tutup, çağdaş bir eğitim için seferber olduğun günden itibaren; kendine güvenen, ayakları üstünde durmasını bilen, Cumhuriyetçi, laik ve çağdaş bir kadın olarak beni topluma kazandırdığın için, herkesin huzurunda sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum sana. Teşekkürler Türkan annem, teşekkürler Türkan Saylan.

Apartman orkestrası

Apartman kültüründe genel olarak bekar olan apartman sakinlerine abuk bir nedenden dolayı saldırmak ulvi bir görevdir. Böylece bunu yapan kişi de diğer evli çiftler yada aileler tarafından kahraman ilan edilir. Tabii bekar olan apartman sakini her konuda günah keçisidir. Önceki pazar yapılan apartman toplantısına ısrarla katılmam istendi… Toplantının açılışında üst komşum kaşını gözünü çatıp vakur bir ifadeyle, bazı geceler geç saatlere kadar bağlama çalmamdan rahatsız olduğunu ve dinlemek zorunda olmadığını belirterek konuya giriş yaptı. Sözünü bitirir bitirmez, ben de çok daha sakin bir tavırla bağlama çalmadığım gecelerde üst kattan, geç saatlere kadar gelen ritim sesinden rahatsız olduğumu ancak toplu yaşamın gereği bu tür ufak rahatsızlıkları bazen göz ardı etmemiz gerektiğinden bahsettim. Her iki gürültü de makul karşılanmış olmalı ki, konu hemen garaj kapısının yenilenmesi gerektiğiyle değişti!

Kendimden şüpheliyim

Dört senelik evliliğim boyunca çok badireler atlattım. Her şey bir yana, kocamın beni aldatacağına ihtimal vermezdim. Sonunda o aldatanlar, ben aldatılanlar kervanına katıldık. İçim içim yiyordu. “Nasıl başka bir kadını bana tercih eder, güzel mi, çekici mi? Kendimi çok saldım, ondan oldu…” diye diye günlerce kahroldum durdum. Nihayet rakibimi(!) görme fırsatım oldu. 1.50 boylarında, 40 yaşlarında, kırmızının en kötü tonunda saçlara sahip, tostoparlak bir kadın… İçimden “Hadi aldattın, bari değecek biri olsaydı!” diyorum ama itiraf etmeliyim ki, kendime aşırı şekilde güvenmeye başladım. Dengesizlik bende mi yoksa yaşadıklarımın sonucu mu anlayamadım gitti.

Pişman değilim

Hayatımda pişman olmadığım, söylemeseydim keşke demediğim tek yalan; ömrünün son günlerini yaşayan ve hasta yatağında yatan anneannemin, “O doktorlar çok canımı acıttı.” diye herkese dertli dertli anlatmasına üzülüp, “Üzülme ben onları yetkili kişilere şikayet ettim.” dedikten sonra yüzündeki gülümsemesine sebep olandır.

Aracılı ilişki

Patronumla hiç geçinemiyoruz. Her konuştuğumuzda öyle sinirleniyorum ki, aramızda kötü bir kriz oluşuyor. İş performansımın bozulmasını gerekçe göstererek, benimle konuşması gereken her şeyi, benim seçtiğim birine söylemesini ve onun bana söylemesini istedim. Gerçekten o günden bu yana öyle yapıyor. Dün benim katımdan geçtiğini görünce, 10 gündür aksayan bir duruma çare bulması için kendisine söyledim. Önce detayları dinledi. Sonra, aniden sinirlendi ve “Ne diye bana söylüyorsun?!” diye bağırarak gitti. Akşam üstü aracımız geldi ve işin hallolduğunu haber verip, kontrol etmemi istedi. Yakında bu işten atılırım galiba ben. Yani ben olsam kendimi atardım da…

Seminerde pot

Hayır hayır, demiş olamam. Seminer sunarken tüm hocalarımın ve asistan arkadaşlarımın önünde kalın bağırsağın bir kısımından bahsederken, “çıkan kolon” yerine “s.çan kolon” demiş olamam. Teoride doğru bile olsa, bilimsel bir seminerde bu olmamalıydı.

Nezaketen şahit

Nikahında şahidi olduğu en iyi arkadaşının yanlış tercih yaptığını düşünüp, tüm nikah boyunca “İnşallah hayır der!” diye dua eden tek kişi benimdir herhalde.

  • Share/Bookmark

Güzel itiraflar :)

Posted on : 25-05-2009 | By : admin | In : İtiraflar

0

Yaramazlığının tavan yaptığı noktada dört yaşındaki azman yeğenim oda cezası alıyor… Büyük bir öfkeyle odasına gidiyor. Uzunca bir zaman sesi çıkmyor, uyuduğunu düşünüp sohbete dalmışken sesleniyor ”Gardiyaaannn!!! gardiyan!!!  sütümün saati geldi. Sıcak olsun, kakao da koy içineee… ” 

Hastanenin “Tıbbı Atık” bölümünde görevli; turuncu tulumlu, sırtında kocaman tıbbi atık yazan ve oldukça çirkin olan yaşlı adama asansör beklerken: “Ayyy tipe bak valla tam bir tıbbi atık.” diyerek laf atan yapay zekalı kişi benim ablam olur. Bunun üzerine ablamın şişman olduğunu görüp, “Yük asansörü öbür tarafta, burada boşuna bekleme.” diyerek cevap veren eli öpülesice kişilik ise tıbbi atıktır. 

 
2,5 yaşındaki yeğenimin sütyen görünce verdiği tepki: “Aaaa, meme külodu!” 
 

Yeni doğmuş oğluma, ısrarla babasının demode ismini koymaya çalışan kocamı vazgeçirmek için, o ismin eski sevgilimin adı olduğunu söyledim. Sonuç; artık babasından bile bahsetmiyoruz. 

4 yaşındaki prensese tehlike atlatıldıktan sonra oyuncağın arkasından çıkardığı minik pili niye yuttuğunu soruyoruz. “Çok yoruldum, beni çalıştırsın diye yuttum.” diyor. Nasıl yani ya?  

Kocam kadar çirkin ve kaba bir odundan; oğlum kadar yakışıklı, hassas ve muhteşem bir çocuk doğurduğuma göre çok iyi bir marangozum. 
 
Ailece amcamlara bayram ziyaretine gittik. Konu yaştan açıldı. Yengem de geçen hafta kırk yaşını doldurduğunu söyledi. Amcamın beni krize sokan bomba önerisini aynen aktarıyorum. “Hanım, seni bozdursak da iki yirmilik yapsak nasıl olur?” 

Sabah okula gelip bilgisayarın başına oturduğumda Youtube’un kapatıldığını öğreniyorum. O sırada içeri elinde çayla çaycımız Şerife Hanım giriyor. Acımı onunla paylaşmak istiyor ve “Şerife Hanım, duydun mu; youtube da kapatılmış.” diyorum. Şerife Hanım bu olaya hiç şaşırmadığını belirten yorumunu ortaya atıyor hemen. “Bu okulda ne düzgün gidiyor ki zaten? Tuvaletin süpürgesini de almışlar!” 

Uçuş boyunca çok sevimli ve tonton bulduğu yaşlı teyzenin üstüne titreyerek yardımcı olduğu için teyzeden inerken, ”Evladım, çok sağol yardımların için, biz de sizi or…u biliyorduk.. .” cümlesini duyan hostes arkadaşıma sizlerden kocaman bir alkış lütfen  

Gecenin üçünde odamın penceresinden ölümüne sarkıp sigara içerken, yan pencereden ani bir şekilde kafasını uzatıp “Yakaladım! Hahaha!” diye bağırıp az daha düşmeme sebep olan kadın, benim öz annemdir. 

Aile dostlarımızla beraber gittiğimiz sinemada, verilen 15 dakikalık arada kalabalığa yakalanmamak ve sigarasını içmek için hızlıca karısının elini tutarak dışarı çıkan, arkasını döndüğünde elini tutuğu kişinin karısı değil de başka bir kadın olduğunu görünce “Eyvah s..tık.” diyen, bu lafa karşılık elini tuttuğu kadından “Dur daha s..madık kocam gelsin beraber s..arız.” cevabını alan benim sevgili ortağımdır. Savunması da hazır beyfendinin “E karanlıktı ama!” 

Doktorunun “Kaç yaşındasın?” sorusuna “Sizce kaç gösteriyorum? ” diye cevap veren başka hasta var mı? Acil serviste bekliyorum da…  

Kocama ”Kocacığım, diyelim ki doktorsun ve diyelim ki estetikçisin, neremi kesip düzeltmek istersin?” diye sordum. ”Dilini.” dedi. Üç gündür susuyorum; ne olur, ne olmaz…  

Aile dostumuz olan, oldukça şişman ve iri yarı bir çiftin düğünündeyiz. Babam altınları takarken mutluluk dilemeyi ihmal etmiyor: ”Allah bir yastıkta kocatsın Ümit’ciğim. Tabii sığarsanız!” Babam hariç ailecek utandık. 

Geceleri çok sıcak olduğundan uyuyamıyorum. Ben de buna kendimce bir çözüm buldum. Kuaför salonlarında saça su sıkılan sprey şişelerinden aldım ve gece sıcaktan bunalınca yukardan püskürtüyorum, sanki yağmur yağıyormuş gibi oluyor ve bayağı bir serinliyorum. Elime ayağıma da püskürtünce onun serinliğinde biraz uyuyabiliyorum ama yanımda yatan sevgili kocam ertesi gün bu durumdan rahatsız olduğunu şöyle ifade ederek beni gülme krizlerine soktu: “Lütfen gece o suyu sadece kendine püskürt, yoksa kendimi manavdaki sebzeler gibi hissediyorum. “ 

Arkadaşımın tavsiyesi üzerine, koşu yaparken çok terlemek için göbeğime naylon poşetlerinden sardım. Ucuz ya, fikir mantıklı geldi denedim. Keşke yazıları olan poşeti tercih etmeseydim. Çok terleyince poşetin yazıları bana geçmiş. Artık göbeğim kendisini tercih edenlere teşekkür ediyor ve yine bekliyor… 

Babamı namaz kılmış, dua ederken görünce “Benim için de dua et” deyiveriyorum ve babamın cevabıyla dumur oluyorum. “Kendisi nerede derse ne diyeyim?” 

Hoca ile birlikte doktor adayları sabah viziti geziyorken birden, telefonun sesini kapatmayı unutan bir öğrencinin telefonu Emre Aydın şarkısıyla çalmaya başladı. ”Adam olmaz dedin senden…” Hocanın merakla beklenen tepkisi gecikmedi. ”Baban arıyor galiba. Söyle, haklı çıktı.” 

5 yaşındaki yeğenime babası soruyor: “Büyüyünce ne olacaksın kızım?” ”Asena olacağım babacım; sen ne olacaksın?” Babası gayet sakin cevap veriyor: “Katil” İkisine de meslek hayatlarında başarılar. 

Sevgili anneanneciğim, havaalanındaki kadın polis memurunun amacı sana sarılmak değil üzerini aramaktı. Hadi sarılıp sırtını sıvazladın, bir de üstüne öpmenin ne gereği vardı? 


 
Bundan birkaç sene önce büyükannemi doktora götürdük. Muayeneden sonra tahlil için gün verip “Sabah sakın bir şey yemeyin, aç karnına gelin.” diye tembihlendi. Hastaneden çıktıktan 5 dakika kadar sonra büyükannem sessizliği bozdu ve buram buram umut kokan sorusunu sordu. “Kahvaltıda ne ikram edecekler acaba? Aç gelin diye o kadar sıkı tembihlediler. ..” 

Pek çok memleket gezdim ama hiçbir yerde Malatya’daki pratik düzeni göremedim. Kız Meslek Lisesi, yanında Erkek Meslek Lisesi, yanında Evlendirme Dairesi. 

Bir alkış da metroda, elektrik paneline oturmakta ısrar edengençlere ”Bak karışmam g.t kanseri olabilirsiniz haa…” diye gayet bilimsel bir ikna yöntemi sergileyen görevliye gelsin. Zira biz de gülmekten çene kanseri olduk. 

Babama bilgisayar ve internet kullanmayı öğrettiğim ilk günler… “Baba bak bu mouse, yani fare.” diyorum, nasıl kullanıldığını gösteriyorum. 

Birkaç gün sonra babam beni çağırıyor. “Kızım gel bak, bu kurbağa çalışmıyor!” 

Oğlum, saatlerce uğraşarak kartondan yaptığım buzdolabı modeli ile ödevinden en yüksek notu aldı. Öğretmeni ona “Aferin!” demiş. “Herkes anne ve babasına yaptırmış. Ama sen kendin yapmışsın, belli.” Kendimi hiç bu kadar beceriksiz hissetmemiştim. Karım iki gündür gülüyor. Karizmam yerle bir oldu. Teşekkürler öğretmen hanım!  

Kilo aldığımda, “Kilo aldın, biraz zayıfla” demek yerine, “Hadi tosunum, az daha ye seni halde hamal yapacağım” diyen sevgili kocam, ben sana kel olmandan dolayı “Az daha parlat, gece lambası yapıcam seni” diyor muyum? Demiyorum! 

Özel bir bankadan defalarca, kredi başvurusu yapmam için arayan kadına ”Hanımefendi ben zengin bir koca buldum, krediye ihtiyacım yok çok şükür. Darısı başınıza!” dedim. Artık arayanım yok, mutlu ve huzurluyum. 

Şu anda yazlıktayız ve bu akşam neredeyse tüm yazlık komşularımız bize beş çayına davetli. Annemse ikramda kusur olmasın diye hamur işi üzerine tüm hünerlerini sergilemekle meşgul. Daha dün aldığımız 30′luk karton yumurta az önce bitti ve annem, uykudan kaldırdığı babamı yumurta alması için markete gönderdi. Babam kaşı çatık, suratı asık halde kalktı ve söylene söylene evden çıktı: “Sabah sabah ne yumurtasıymış bu arkadaş, daha dün almadık mı? Üstüne oturup kırıyor musunuz bir bir? Nereye gidiyor o kadar yumurta anlamadım ki? Size yumurta yetiştirecem diye tavuğun g.tü yırtıldı iki gündür be!” 

Sevgili beli ağrıyan teyze; külodunun içine iğneleyerek elalemden sakladığın zinet eşyanlarını röntgen filmiyle tespit etmiş bulunmaktayız. Bilgilerine. .. 

Canım kaynanacığım, hani evimize her gelişinde, bin bir bahaneyle evin her köşesini gezip temiz olup olmadığını kontrol ediyorsun ya, hiç zahmet etme tertemiz her yer. Çünkü sen gelmeden önce oğluna saatlerce evi temizletiyorum.  

Geçen akşam aynı yaşta olduğum ve bekar olan kız arkadaşımla Msn’de kameradan sohbet ediyorduk. Arkadaşımın erkek kardeşi, komiklik olsun diye annesine, “Anne kızın kocaya kaçacakmış, plan yapıyorlar!” diye seslendi. Anneden gelen cevap, ikimizin de gülme krizine girmesiyle gecenin sonunu getirdi. “Bu yaştan sonra ne kaçması! İstesinler hemen vereceğiz.” 

Bir alkış da “Oğlum yirmi iki yaşına geldin, hala bir baltaya sap olamadın!” diyen annesine “Anne, elli yaşına geldin, hala benden bir sap olmayacağını anlamadın!” diyen sap kardeşime gelsin.  

6 yaşındaki oğlum babasıyla yaptığımız hararetli tartışmanın ortasında kocamın üzerine yürüyüp “Artistlik yapma len!” dedi. Evet oğlum, koru anneni böyle televizyondan öğrendiğin repliklerle.

  • Share/Bookmark