Featured Posts

  • Prev
  • Next

Benim Hikayem | Özcan BATMAZ : Aşklarım

Posted on : 03-02-2010 | By : admin | In : özcan BATMAZ

Tags:

0

Bugün ilişkilerimden bahsetsem herhalde bu sayfa acayip hit alırdı :) Zira onlarca eski kız arkadaşım ziyaret yeri olurdu diye düşünüyorum. Bununla gurur duymuyorum ama insanları tanımak, hayattan farklı tatlar almak adına bu benim için iyiydi. Pişman değilim. Tabi keşke ilk aşık olduğum kızla evlenip mutlu bir yuvam olsaydı. Ama kader bu bazı şeylerin olmasına etki edemiyoruz. Eski olan her şey daha güzel geliyor bana. Tamam teknolojiyi çok seven biriyim ama olmasa da olur diyenlerdenim. Hatta her fırsatta her yerde duyurduğum gibi ben teknolojinin ve modern icatların olmadığı, tropikal bir iklimin hüküm sürdüğü bir adada yaşamak isterdim. Belki ileri de bu da olur ha ne dersiniz? :)

Dönelim sevgili ilişkilerim konusuna. Bazıları hakkında bilgi veremeyeceğim için beni mazur göreceğinizi biliyorum . Hayatımdaki ilk platonik aşkım (beklide aşk olduğunu sandığım o his) bir aile dostumuzun büyük kızıydı. Trakyalıydı. Bizimle aynı semtte oturuyorlardı. Babalarımız aynı işte çalışıyorlardı. Bu nedenle aileler birbirini çok seviyor ve sık sık görüşüyorlardı. Ortaokul yıllarında, buluğ çağımın başlangıcında onun da serpilmeye başladığı bir dönemde her şey oldu. Bir gün bize gelmişlerdi. Üzerinde Lacivert bir pantolon vardı. En küçük erkek kardeşini yerden alırken ben de eve giriyordum. Göz göze geldik. Baştan aşağı süzdüğümde “wow! ne kadar büyümüş” diye söylendim kendi kendime. Oysa birkaç aydır görmemiştim sadece onu. Fakat birden daha güzel gelmişti bana. Bir kız olarak algılamıştı beynim onu. Tabi ondan hoşlandığımı hiç kimse bugüne kadar bilmedi.

Sonra hatırladığım kadarıyla Lise 2 ye kadar birkaç kızdan daha hoşlandım ama kimse ile sevgili olmadım. Çünkü bende o medeni cesaret denen şey yoktu. Bir kıza senden hoşlanıyorum diyemezdim ki hala diyemiyorum. İlk adımı atma konusunda yeteneksizim sanırım. Bu nedenle genelde sevgililerimi internetten bulmuşumdur. Neyse lise ikiye gittiğimde sınıfımızdaki 3-5 kız (o zaman sınıflar 40-50 kişi falan) ilgimi çekiyordu. Boyum yeni uzamaya başlamıştı. Kara kuru bir gençtim. Pek çekici olduğumda söylenemezdi. Okul hayatım boyunca sadece 2 kızın benden hoşlandığını duymuştum. Sınıfta en çok hoşuma giden kız şuan halen birlikte çalıştığım bir arkadaşımdı. Kendisi başka birinden hoşlandığı için gözü beni görmüyordu. Tabi yaşça ondan 2 yaş küçük olduğum için de bana kardeşim der dururdu. Özlem ismindeki diğer kız zaten “at” gibiydi :) Belki de bana öyle geliyordu. Hafif etine dolgun güzel bir vücudu, duzgun bacakları, hafif yanık teni ve güzel yüzüyle dikkatimi çekmişti. Mini lacivert eteğine hastaydım. Boyu benden uzundu. E tabi ben kara kuru olduğum için sınıftaki pek çok kız beni kardeşi gibi görürdü. Bu beni acayip sinir ederdi.

Lise 2 nin yaz tatilinde hayatımdaki ilk öpüşme seremonisini bir tekstil firmasında ütücü olarak çalışırken gerçekleştirdim. 1992 yılıydı. Yaz aylarında herkes çalışmaya başladığı ve ben yalnız kaldığım için orijinal kan kardeşim ve kapı komşumuz Orhan ve ablalarının çalıştığı tekstil firmasında işe girmiştim. Orda güzel diyemeyeceğim ama vücudunun bir bölümünü çekici bulduğum Güler ismindeki kızla ilk flörtümü gerçekleştirmiştim. Öpüştüğüm ilk kız o oldu. Sonra aynı yerde Şenay ismindeki başka bir kızla çıkmıştım. Hayatımda gerçek anlamda ilk flört 1993 yılında olmuştu. Ayşe isminde benden 3 yaş büyük, çok bakımlı, güzel ve aşırı çekici bir kızla aynı yerde çalışıyorduk. Kız benden büyük olmadı ve İstanbul’un daha modern yerlerinde büyümüş olması nedeniyle flört konusunda çok tecrübeliydi. Pek çok şeyi ilk onunla yaşadım ve ondan öğrendim. 2-3 ay çıktık. Çok güzeldi. Fakat işyeri kapanınca ilişki de bitti. Sonra mahalleden bir kızla çıktım. Daha sonra başka bir kızla daha çıktım. Sonra 1994 yılında askere gittim. Askerlik bölümünü ayrı anlatacağım için şimdi detaya girmiyorum.

Askerden geldiğimde (1996 Mayıs) Yine bir tekstil firmasında bir kızla çıktım. Sonra oradan ayrılıp 1997 de şuan çalıştığım işe girdim. 2000 yılına kadar birkaç kız arkadaşım oldu. Hepsiyle kısa flörtlerim oldu. 2000 yılında ilk aşkımı buldum. Belki de o beni buldu. Kız hakkındaki detaylara maalesef giremiyorum :) Ama bildiğim şey hayatımda ilk onunla evlenmek ve ömrümün sonuna kadar onunla yaşamak istediğimdi. Her güne neşe ile başladığım, onu mutlu etmek için her şeyi yaptığımdı. Hiçbir kötü yönünü göremediğim, gözlerimin kör olduğu bir ilişkiydi. 3 ay sürdü. Tabi bitişi de kendi gibi büyük oldu. Hayatımda ilk defa kalbimin durduğunu sandım. İlk defa bir kız için ağladım. İlk defa 1,5 sene bir üzüntüyü yaşayıp günlerimi üzülerek geçirdim. Dipte hissettim. Yalnız ve kimsesiz hissettim. Hayatın bir değeri kalmamıştı. Kadere nerdeyse isyan edecek duruma gelmiştim. Aşk acısı nasıl atlatılır bilmiyordum (şuan bilsem de uygulayamıyorum ya  ). Çivi çiviyi söker dediler bende Çiğdem isminde bir kızla tanıştım. İşle alakalı oldu tanışıklığımız. Sonra onunla çıktık 2 ay. Hayatımda gerçek anlamda beraber olduğum ilk kadındı. İnternetin yaygınlaşmaya başladığı dönemdi o zamanlar. Ondan ayrıldıktan sonra ilk internet sevgilimi yaptım. Yeşim. İzmir güzeli bir kadındı. Yeni boşanmış bir çocuk sahibiydi. İkinci aşkım filizlenmeden beni aldattı. Sonra bir sürü kız arkadaşım oldu. Uzun bir süre 2-3 ay kadar süren birçok ilişkim oldu. Beni etkileyen ve bazılarıyla hala görüştüğüm birkaçından bahsedeyim.

Arzum, canım, insan bu kadar mı sevgi dolu paylaşımcı olabilir. Hafif balık eti vücudu, çok güzel yüzü, düzgün bir fiziği ve o zaman beni çok etkileyen sıkı kalçalarıyla girmişti hayatıma. Çok güzel de anlaşıyorduk ama 3 ay içinde bana evlenelim dediğinde birden soğudum. Sonra arkadaş kaldık. Hala görüşürüz. Çok severim kendisini. Birçok zorluk geçti hayatından. Hepsinin üstesinden geldi ve bunlar onun gülümsemesindeki o muhteşemliği hiç eksiltmedi. İlk zayıf kızdı Çiğdem birlikte olduklarımdan. Lüle siyah saçları ve geniş basenleriyle ilk görüşte hasta etmişti beni kendisine. 1-2 ay süren ilişkimizin neden bittiğini hala hatırlamıyorum. Ama hep bir şeylerin eksik kaldığını biliyorum sadece onunla ilgili. Sonra 2003 te nişanlandım. Nasıl oldu kısmı bir sonraki hikayede… 

Devam edecek…

  • Share/Bookmark

Write a comment

You must be logged in to post a comment.