Benim sevdiğim beni sevmez, beni seveni ben sevmem :)
Posted on : 03-03-2010 | By : admin | In : Güzel Yazılar
Tags: Aşk, özcan BATMAZ, platonik
0
Nedir bu sevgi karmaşası ALLAH aşkına? Yani gerçekten tutturamaz mıyız bir türlü ayarı ?. Pek çoğumuz yaşamıştır bu sorunu sanırım. Yani birini sevip onun sizi sevmediği durumu veya tam tersini. Daha lise yıllarında ortaya çıkan bir durumdur aslında ama biz bunu o toy halimizle algılamayız. Çünkü insan ekipmansız dır, donanımsız dır. Hayatı tam tanımadığımız için konduramayız bir yere bu duyguyu. bilemeyiz bunun ne olduğunu. Sonra zamanla tecrübe kazandıkça isimlendiririz, kavramlaştırırız ve anlam kazanır bizde bu durum. Peki nedir bunun kaynağı ? Ben genelde yanlış zamanlama veya yanlış başlangıç diye nitelendiririm bu durumu. Yani bence her insan her insanla birlikte olabilir. Gerçi “tipim değilsin” durumu istisnadır bu söylediğim için ama yinede ben genelleme yaparak bu felsefeyi savunurum.
Çünkü her insan sevilesi bir varlıktır. Aslında bir insan tip olarak çok itici değilse ve fiziksel genel özürlere veya farklılıklara sahip değilse; o zaman ikinci aşama devreye girer diyorum. O aşama da; kişinin kendini sunduğu zaman, sunma şekli ve bu zaman diliminde karşısındakinin psikolojisi, hissi durumu, birliktelik durumu ve en nihayetinde sunum şeklinizden etkilenip etkilenmemesi aşamasıdır. Mesela ben tanımadığım bir kızı herhangi bir ortamda gördüğümde, hayatta gidip o na o an hissettiğim veya istediğim şeyleri anlatamam. Bu yüzden genelde ilişkilerimi çoğunlukla internet yardımıyla kurmuşumdur. Aslında konuşkan, filozof ve espirili bir yapıda olmama rağmen sanırım cesaret konusunda pek yetenekli değilim. Bilimsel olarak yapılan araştırmalar da; bir kişiyi görüp ondan hoşlandığınız andan itibaren, insan vücudundaki kimyasal reaksiyonun 1 dakika içinde heyecandan paniğe dönüştüğünü tespit etmiştir. Yani bir dakika içinde harekete geçmediğimiz de sonrasında geçemeyeceğimiz gerçeği bulunmuştur.
Kaç ilişki başlamadan bitmiştir bu bir dakika yüzünden bir düşünsenize
. Reddedilmekten korkuyor insan ne de olsa. Bazen buna yenik düşüyor, bazen küçük düşme korkusuna, bazen terslenmek istemediği için. Ama nedeni ne olursa olsun sonuç değişmiyor. Hani hepimize olmuştur ya, hani bir şekilde birini görürüz bindiğimiz bir otobüste veya gittiğimiz bir mağazada, ya da bir alışveriş merkezinde. O bir iki saniyelik göz göze gelme durumu vardır. Ya da bir iki kelime konuşma anı. İşte o anlardır bu anlar. O bir dakikadır hayatımızdaki uhdelerin kaynağı. O dur kaderin sunduğu fırsatları ıskaladığımız anlardan biri. An bitip normale döndüğümüzde ise içimizde buruklukla yaşama kırgın devam ederiz günümüze. Sadece anımsarız zaman zaman böyle anları. Oysa telafisi yoktur hayatta zamanın. Geçip giden tek şeydir o bir daha karşımıza çıkmayacak. Hayatta en önemli olan belirleyici unsurdur zaman. Her şey onunla şekillenir. Kayıptır kaçan giden her fırsat bence. Ben fırsatları hep otobüslere benzetirim. Biz ise; hani şu eskiden her şehirlerarası otobüsün durup mola vermek zorunda olduğu duraklarız. Her otobüs bir fırsattır. Durduğunda binip onun gittiği yere giderek hayatımıza bir yöne verebiliriz. Gitmediğimiz de ise; olduğumuz yerde kalıp diğer fırsatları bekleriz. Bu tip anlar hayatımızı değiştirmek için bir fırsattır özetle başka bir açıdan bakıldığında.
Bir yanda bizi deli gibi karşılıksız seven biri vardır, diğer yanda onun için delirdiğimiz ama bize nötr diğeri. Ama hayat böyledir. Akıp gider zaman bu tip karmaşaların içinde. Kendimizde olmadan, neden olduğunu bilmeden isyankarca. Kabullenmek ve yola devam etmek gerekir her durakta durup yoluna devam eden otobüsler gibi.
Bu hayat yolunda karşılıksız sevgilerle karşılaşmadığınız güzel yolculuklar dilerim.
—————————————————-
Saygılarımla,
Özcan BATMAZ
www.ozcanbatmaz.com
www.webberaber.com
msn: ozcanbatmaz@windowslive.com
—————————————————-



